Son Eklenen Bilmeceler :
Bilmecelerin cevaplarını görmek için bilmecenin üzerine tıklayınız, tıkladığınızda cevabı göremiyorsanız baştaki yeşil şekle tıklayın. Sitemizde komik, ilginç, zor, kolay, yüzlerce bilmeceyi cevaplarıyla bulabilirsiniz.
Sponsorlu Bağlantılar
uzayın kraliçesi güzelliğin ecesi bir adı çulban bir adı çoban yıldızı sabah yıldızıyla zührede var adları arasında damla
Yeşil iken al olur,
Zerre zerre bal olur,
Meyl edince siyaha,
Lezzet verir damağa,
Varma sakın yanına,
On parmağın bal olur.
Tutar isen yavaş tut,
İki elin kan olur. taner
Ön Kapıda Karınız Avaz Avaz Bağırıyor, Arka Kapıda İse Köpeğiniz Durmaksızın Havlıyor. Önce Hangisini İçeri Alır Sınız ? dilruba berber
yel eser dans eder, sıcakta kaldımı serin eder, tüm arkadaşların sıralansa boyunu anca geçer. ece bilen
Korkar herkes yangın olunca, ben koşarım oraya çabucak, korkusuzum cesurum, yangınları söndürmekte ustayım, kimim ben? anaokul
Sponsorlu Bağlantılar
Bilmeceler :
Anadolu halkının özelliklerinden, başarılarından biri de bilmece konusunda görülür. Bilmeceler halktaki anlayış yetisinin yaşamsal ışımalarıdır. Onları kimin türettiği, kimin, ne zaman söylediği bilinmez. Toplum düşüncesinin böylesine ortak bir ürünüdür.
Anadolu’da aşağı yukarı bütün doğa varlıklarıyla, insan davranışlarıyla, araçlarla ilgili bilmeceler vardır. Bilmecelerde genellikle iki özellik göze çarpar. Biri, bilmecenin, bir şiir niteliği taşıması, şiiri kuran özlerin, onda yer tutmasıdır. Bilmecenin dokusunu ören şiir iplikleri ona ayrı bir tat, ayrı bir sevimlilik, bir yumuşaklık kazandırır. Böylece bir sanat yaratması olup çıkar bilmece. Öteki, bilmecenin bir tekerleme niteliğinde oluşudur. Tekerleme niteliği taşıyan bilmecelerde sözlerin belli bir anlamı yoktur.
Bilmeceler yapı bakımından ikiye ayrılır. İlkin birbirine benzeyen, aralarında ses uyumu bulunan sözlerin (bunlar uydurma da olur) sıralanışı. Bu durumda bilmece bir müzik uyumu taşır. Sözler arasında, uyumun sağladığı anlamsız bir bir bağlantı vardır. Daha doğrusu bilmecenin anlamı ikinci bölüme sığdırılır. Birinci bölüm çoklukla bir giriş niteliğindedir. İlk bölümde ses uyumuna, kolay söyleyişe, ikinci bölümde anlama önem verilir.
İsmet Zeki Eyüboğlu